SonPeygamber.info

FORUMDA SON KONULAR

Rahman ve Rahim olan Allah'in adiyla

Rahmanin has kullari o kimselerdir ki onlar yerde tevazu ile yürürler. Cahiller kendilerine laf atarsa 'Selametle!' derler.

[Furkan Suresi,63]

SON YAZILAR

Bir azm, eÄŸer iman dolu bir kalbe girerse,[1]

Bir azm, eÄŸer iman dolu bir kalbe girerse,

İnsan da, o imandaki son… YAZININ DEVAMI

Ekleyen : [Çiğdem'im]
Cevaplar : ilk siz olun
3 kez okundu

SON YAZILAR

Allah Derim[2]
Ekleyen : [Islamgülü]
Cevaplar : 2 tane
9 kez okundu

SON YAZILAR

Filistinli Çocuğun Vasiyeti[3]

Bu vasiyeti yazmak nerden aklıma geldi bilmiyorum. Muhammed Dürre’nin okul yolunda terör devleti… YAZININ DEVAMI

Ekleyen : [Islamgülü]
Cevaplar : 3 tane
14 kez okundu

SON YAZILAR

ÜLKEMİZİN İFTİHARLARI[4]

Türk doktor, Almanların keseceği bacağı kurtardı

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji… YAZININ DEVAMI

Ekleyen : [Tevafuk]
Cevaplar : 3 tane
14 kez okundu

SON YAZILAR

EVLİLİĞE NE KADAR HAZIRSINIZ SINAYIN[5]

Evlenecek gençlerin evlilik hayatlarında mutlu olmaları için şu noktalara dikkat etmeleri gerekir: YAZININ DEVAMI

Ekleyen : [Tevafuk]
Cevaplar : 4 tane
16 kez okundu

SON YAZILAR

Hangi hayatı örnek alıyoruz?[6]

Hangi hayatı örnek alıyoruz?
Hayatımıza şöyle bir bakınca şükür duygusu mu duyuyoruz, yoksa ÅŸekva… YAZININ DEVAMI

Ekleyen : [Çiğdem'im]
Cevaplar : ilk siz olun
2 kez okundu

SON YAZILAR

Hapşırma, kalp için faydalı[7]

Hapşırma, kalp için faydalı
Hapşırmanın üst ve alt solunum yollarının en önemli savunma mekanizmalarından… YAZININ DEVAMI

Ekleyen : [Çiğdem'im]
Cevaplar : ilk siz olun
3 kez okundu


Yazar arsivi


01.04

2009

Filistinli Çocuğun Vasiyeti

Bu vasiyeti yazmak nerden aklıma geldi bilmiyorum. Muhammed Dürre’nin okul yolunda terör devleti israil askerleri tarafından haince öldürülmesinden sonra, korkup okuldan almıştı annem beni, o günden beri hiç birÅŸey yazmadım. Oysa okula gitmeyi, okuyup pilot olmayı o kadar çok istiyordumki!.. Okulu bıraktıktan ve göğümüzü annemin “duman yada sis” dediÄŸi karabulutların kaplamasından sonra, sen büyüyünce ne olacaksın diyenlere “ben büyümeyeceÄŸimki” diyorum.

Annem birinci intifadada ayaklarını ve gözlerini kaybetmiÅŸ. Büyük abim Abdullah’ın cesedi başında ağıtlar yakarken, bir kurÅŸun da onun ayağına sıkmışlar, ÅŸimdi evden dışarı çıkamıyor ve hep aÄŸlıyor. Abdullah abimden çok; daha onsekiz yaşında ÅŸehit olan RaÅŸit abime aÄŸlıyor… gizli gizli aÄŸlıyor… içten içe aÄŸlıyor… arasıra topluyor kendini ve gözlerini semaya dikip “Mescid-i Aksa için feda olsun yavrum” diyor. Babamı ben hiç görmedim, hapiste miymiÅŸ neymiÅŸ. Bir gece ansızın alıp götürmüşler… ÅŸu Filistin’den daha küçük olan hapishaneler varmış, babam orda yatarmış.

Annemle ikimiz kaldığımızdan beri annem benimle çok ilgileniyor, yanından ayırmak istemiyor, Hanzalam deyip, durup durup tekrar sarılıyor. KomÅŸu teyzelerle konuÅŸurken duydum, “o benim son parçam, gencecik fidanım; ona da birÅŸey olursa ben yaÅŸayamam” diyordu.

Bizim burda gökyüzü, ben kendimi bildim bileli, simsiyah ve yanık yanık kokuyor. Ne vakit “anne neden böyle desem” sis, duman, iklim kötü” diyordu. Ha son dönemde sıkça “boom boom” diye sesler duyuyordum, o sesler ne zaman ortaya çıksa annem telaÅŸla “Hanzalam Hanzalam” diye sürünerek yanıma gelir, kulaklarımı kapar, üzerime kapanır, adeta üstüme etten duvar örerdi. Ben “anne ne oluyor?” desem, “gökgürültüsü oÄŸlum ÅŸimdi geçer” diyordu. Bu masala ilk zamanlar çok inanmıştım… ama artık gerçekleri biliyorum. Mahmut israil sınırına gitmiÅŸ geçen ay dedesiyle; israil semaları masmaviymiÅŸ, hiç gökgürültüsü de yokmuÅŸ

Anne “ben oynamaya gidiyorum” dediÄŸimde, “sen büyüdükçe daha çok oynamaya baÅŸladın” diyor. Hafifçe kızdığını farkediyorum, öpüyorum esmer yanaklarından ve koÅŸuyorum kaderime. Annem bilmiyor ki; ben abim Abdullah’ın sapanını tavanda bulduÄŸumdan beri, arkadaÅŸlarla toplanıp “ÅŸeytan taÅŸlama”ya gidiyorum. Annem beni top peÅŸinde koÅŸuyor sanıyor; nerden bilecek ki tek kale maç yapacak kadar bile arkadaşım kalmadı!..

Mahalle maçları yapardık eskiden, ÅŸimdi mahalle mi kaldı ki mahalle maçı yapalım .Åžu diÄŸer adı enkaz olan Filistin’de kaç çocuÄŸun birinci adı ÅŸehit oldu biliyor musun; Åžehit Mahmut, Åžehit Vaad, Åžehit Yasin, Åžehit RaÅŸid, Åžehit Hanzala, Åžehit Hanzala, Åžehit Hanzala…

Bundan sonrasını anneme okur musunuz? Malum o okuyamaz:

alıntı

Sabret Gönül Şurda Ne Kaldı Karşı Kıyıya



Ey gönül, hayat süprizlerle doludur . Kimi zaman saadeti kaybetmenin hasretiyle kavrulurken , kimi zaman da ummadığın bir saadetin tebessümüyle sürur bulursun .Çektiğin ıstıraplar , elemler ve tarifsiz kederlere sabretmenin ateşiyle pişer,bir zaman sonra o ateşte lezzet bulursunun.

Bu yüzden ey gönül ,ateÅŸten korkma ! Sabrın sineleri yakan o lahuti ateÅŸinde piÅŸ ki , lezzet bulasın . İşte ey gönül , çoÄŸu bela ve musibetlerin deÄŸiÅŸmez kaderimiz olması , bütün çabalarımıza raÄŸmen korku ve endiÅŸenin o muziç çemberi içinde sabra mahkum ediliÅŸimiz , bu diyarda hep böyle mahzun kalışımız hep bundan : GüneÅŸ yakacak , meyveler sabırla olgunlaÅŸacak …

Tohum toprağın derinliklerinde sabra mahkum ; sen dünya denen ÅŸu çileler ,elemler , ayrılıklar ,hasretler yurdunda …Tohum , bir müddet toprağın karanlıklarında kalmaya tahammül edecek. Çürüyecek ; çürürken , canını topraÄŸa katarken sabredecek , sabrın acısına katlanacak , sonra f,iliz verecek , hasretini çektiÄŸi gün ışığına kavuÅŸacak , bir aÄŸaç olacak , gökyüzünü kucaklayacak .

Sen de öylesin ey gönül !
Sen de korkunun , endiÅŸelerin , elemlerin zindanında kalmaya tahammül et. Acılara katlanmanın , nice nimetlere hasret yaÅŸamanın ateÅŸinde piÅŸecek , lezzet bulacaksın . Hayat bulmak ,hayat vermek için …

Ey gönül ,acılara sabret . Çünkü onlar seni kahretmek için değil ;sınamak , terbiye etmek , kemale erdirmek için gelirler ;Hem de geçicidirler ,ebediyen kalmayacaklar . İmana ve ümide sarıl . Bil ki hiçbir gece ebedi değil ; her karanlığın sonunda bir fecir saklı .

Alemlerin Rabbi ‘ ne (c.c.) ,kalbin sahibine kulak ver ey gönül . Sabrı öğren , gayesini anla .Ne olur , gözlerin yaÅŸarsa da , dilin ancak Rabbi’nin razı olduÄŸu söz söylesin . Bu yaÅŸlara katlanmayı bil ey gönül , varacağın menzil hatırına . Düşün ey gönlüm , onları sana yönelteni düşün … Bu kutsi çileleri Allah misafirleri olarak ağırla .Müminlerin o sözüne bütün ruhunla katıl . Bunu diline vird et , aradığın her teselli onda saklı : ” Onlar ki …Onlara bir musibet isabet ettiÄŸi zaman şöyle derler : Biz Allah’a aidiz ve elbette sonunda O’na döneceÄŸiz. ” (Bakara süresi 156 )

Ve Peygamberini , Peygamberleri düşün . Sabır onların ahlakı . Bak , Yusuf’undan ayrı düşen gözü yaÅŸlı Yakup Peygamber nasıl sabretmiÅŸ .Hz. Eyyub a.s. sabır ateÅŸinde nasıl yanmış . Ve o sevgililer sevgilisi , ve O’nun mübarek sahabileri …Hüzün yıllarında , Åžibi muhasarasında , Taif’te ,Tebük’te , Bedir’de , Uhud’da ,Hendek savaşında sabır ÅŸerbetini nasıl yudum yudum içtiler. Bir adım sapmadan ,kalplerini sahibinden bir an ayırmadan nasıl ışıdılar , nasıl ışık verdiler …Sakın sende yolundan ÅŸaÅŸma ey gönül ; itaat et . İtaatında sabır ve sebat et .Zira bu yol sabırdan ibaret .

Sabrın zıddı aceledir .Acelenin meyvesi ise pişmanlıktır , üzüntüdür ey gönül . Öyleyse çabalarının ,amellerinin mükaatını beklerken ne olur acele etme . Sabrın özündeki tevekkülü gör , her şeyin sahibine dayanmayı öğren .Beklediğin ilahi yardım yalnızca sabrın sonunda gelecek ey gönlüm .Ama sakın tuzağa düşme ; tedbirsiz sabır , çalışmadan yapılan tevekküle benzer . Önce tedbirine ,tedavine sarıl , sonra sabret . Hiçbir müsibete ağır ve çekilmez gözüyle bakma .

Evet , sabır acıdır ey gönlüm . Bunu en iyi sen bilirsin . Gelecekten ümidi , beklentisi olmayan bir yürek bu acıya tahammül edemez , bunu da bilirsin .

Hangi ümit diye sorma bana , bütün ümitler imanında saklı . İmanın var , demek ki ümidin var . Gideceğin yer , göreceğin cemal var . Senin menzilin var . Seni hasretle bekleyen cennet ehli var .Sana kucak açmış ebediyyet var .

Şimdi sus gönlüm . Sus ve teslim ol . Fani umutlarla tükenmekten vazgeç . Dünya buna değmeyecek kadar kısa . Sabır zamanı kısa . Bir şimşek ışığının parıltısı kadar kısa .

Unutma ey gönül , burası dünya .. Sefası da fani , cefası da …Fakat ebediyyet var , ebedi vatan . Orada nankörler için hazırlanmış bir ateÅŸ mahzeni var ki , orada sabah olmayacak , horozlar da ötmeyecek . Orada sabretmek imkansız .

Öyleyse nankör olmaktan kork ve ey gönlüm , geçici elemlere ve imtihanlara sabret . Bilirim bu dünya bir imtihan yurdu , bir zindan . Ama duvarlarında daima ümide , kurtuluÅŸa ,selamete açık iman ve ümit pencereleri var . Bu pencerelerden mesut geleceÄŸini gör. Sen ki narin kanatlı bir kelebeksin .İlahi takdirin imtihanını minicik gövden de bulmuÅŸsun . İlahi mukadderatın göklerinden gelen kaza oklarına hedefsin . Göklerin ve yerin yüklenmekten sakındığı ” emanet” omuzlarında .

Bazen belin bükülecek , dizlerin dermansız kalacak .Ama sakın sabrın tükenmesin ey gönlüm , ruhunu ebediyete taşıyorsun .

Sabret gönül , ÅŸurada karşı kıyıya ne kaldı ? Bu dünya zindanına muvakkaten mahkumsun , şükret ki müebbeden deÄŸil !…

Sabret gönlüm yol çok uzun deÄŸil , az kaldı…

<alıntı>

01.01

2009

Evlilik küçük beyaz bir kağıt olarak başlar

Evlilik küçük beyaz bir kağıt olarak başlar

Bir kadın ve bir erkek bu kağıdı birlikte doldurmaya karar verirler. Yazmaya başladıklarında, her ikisi de ilk kez beraber çalışmaya başladıklarını fark ederler. Her biri yazabileceği en güzel cümleyi yazar kağıda, çizebileceği en güzel resmi çizer.

Bazen erkek fazlaca yazar, çizer, bazen kadın. Bazıları önce eleyip sık dokur. Düşünür taşınır ondan sonra yazar. Yazı yazmaya, resim çizmeye devam ettikçe yorulduklarını hissederler. Yazmaya, çizmeye devam etme şevklerini kaybettikleri olur bir ara. Sonra taze bir heyecanla yeniden başlarlar. Bu, evliliğin ve ilişkinin sürmesi için verdikleri karardır. Yazma ve çizme isteği sürdükçe, kağıtta sürekli yer açılır, karalamaya devam ederler.

Bu karalama eşlerden birinin mürekkebi bitse, yani bu dünyadaki hayatı sona erse bile devam eder. Geride kalan, kağıdın hâlâ boş kalan kısımlarını karalamayı sürdürür. Bu kağıdı karalamanın birkaç kuralı vardır: Her iki taraf da yazmalıdır, çizmelidir. Biri yazmayı bırakırsa, otomatik olarak diğerinin de mürekkebi biter, şevki kalmaz, çabucak yorulur. Hem sonra, herkes kendi el yazısıyla yazmalıdır. Biri diğerinin el yazısının kendininkine benzemesini beklememeli ya da diğerinin el yazısını taklit etmeye kalkmamalıdır. Kağıdı birlikte doldurabilmek için herkesin kendisi olması gerekir.

Eşlerin birisinin yazısı çirkin olabilir ya da çizdiği resim kaliteli olmayabilir. Diğeri bunu dert edinmemelidir.
Zaman zaman eşini beğenmezse yazdığınız yazıyı silebilir, yeniden yazmaya başlayabilirsiniz. Yani, yazdıkça ve kağıt önünüzde durdukça bir sorun yoktur.

Ancak eşinizin yazığını ya da kendi yazdığınızı silerken kağıdı yırtarsanız, aşkı ve ilişkiyi yitirebilirsiniz.
Siz ne kadar güzel yazmış olursanız olun, ne kadar tatlı çizmiş olursanız olun, kağıttaki bir yırtık asla onarılmaz, öylece kalır.
Çünkü bu ilişkiye iki basit sermaye ile başladınız. Biri mürekkebiniz, yani hayatınız. Diğeri kağıdınız, yani hayatınızı birlikte biçimlendireceğiniz aşkınız.

Mürekkebinizle ne karalarsanız karalayın, kağıda zarar vermemelisiniz. Mürekkebiniz asla kurumamalı, aşkınız asla yırtılmamalı. Kağıt üzerindeki tüm hatalar, tüm eksiklikler, tüm çirkinlikler, tüm karalamalar sorun değildir aslında. sorun bütün hatalarımızı, kusurlarımızı, eksiklerimizi her nasılsa kabul etmeye hazır beyaz kağıdımızı yitirmektir.
Bu noktadan sonra bazıları kağıdı tamamen ayırıp ortaklıklarını bitirebilirler. Bazıları da yırtığa aldırış etmeksizin kağıda yazmaya devam edebilirler. Çok geçmeden, yeni yazdıkları boşlukların eskisi gibi sağlam ve temiz olduğunu fark ederler..
Mürekkebinizi bitirmeden, kağıdınızı tamamen yırtmadan yazmaya devam?

“İki parmağının ucunu iki gözüne koy…
bir şey görebilir misin dünyadan?
Görememek ayıbı, gösterememek kusuru uÄŸursuz nefsin parmağına ait iÅŸte…
Parmağını gözünden kaldır ilkin, sonra gör dilediÄŸini böyle…

İnsan gözden ibarettir aslında, geri kalan cesettir.
Göz ise ancak Sevgiliyi görene denir.”

Senai Demirci

01.01

2009

İnsan, Allah için sevmeli

İnsan, Allah için sevmeli

Sevgi” dünyanın en cazibeli kelimesi. Gönlümüze bir sevgi damlacığı kondu, biz sevmeyi sevdik. Özellikle sevginin pek anlam ifade etmediÄŸi ÅŸu günlerde, gerçek sevgiyi bulmak da zorlaşıyor. Bazen ise bulduÄŸumuz sevgiyi yersiz sebeplerle elimizden kaçırıyoruz.

Saksıdaki çiçek gibidir sevgi, sürekli ilgi ve bakım ister. Yeterince ilgilenilmediğinde de solar gider. Sevgi iki taraflıdır, paylaştıkça gelişir ve büyümek için fedakarlıklar ister. Varlık bir ağaçtır, sevgi de onun tohumu. Sevgi var oldukça varlık da devam edecektir.

SORULAR

1- Sevdiğiniz kişi, sizi epeydir aramıyor
a) Ben onları ararım
b) İşleri çıkmıştır
c) Aramalarını beklerim

2- Muhatabınız ile aranızda tartışma yaşandı. Haksız taraf da sizsiniz.
a) Olayı tekrar bir gözden geçiririm
b) Muhakkak ben haklıyımdır
c) Gönül almaya çalışırım

3- Muhatabınız sizdeki bir giysiyi beÄŸendi ……….
a) Aldığım yeri tarif ederim
b) Bendekini hediye ederim
c) Aynısından alabileceğimi söylerim

4- Çok yoğun ve yorucu bir günün ardından; muhatabınız size gelmek istedi
a) Hemen kabul ederim
b) Yarın muhakkak beklerim
c) Müsait bir günümde haber veririm

5- Tatile çıkma vaktiniz geldi ama muhatabınız sizden iki hafta sonra tatile çıkabilecek. Sizin tatil süreniz ise sadece dört hafta
a) Bir hafta olsaydı beklerdim
b) Kimseyi bekleyemem
c) İki hafta da burada tatil yapmış olurum

6- Çok acil yardıma ihtiyacınız vardı ama muhatabınız tarafından size yardım edilmedi
a) Eden kendine eder
b) Muhakkak bir açıklaması vardır
c) Bir başkasından yardım isterim

7- Muhatabınız tarafından size hediye verildi ve siz bu hediyeyi beğenmediniz
a) Düşünülmek yeter
b) Bana bu mu layık görülmüş?
c) Ben de beğenmeyeceği bir hediye alırım

8- Muhatabınız sizi sürekli eleştiriyor
a) Sebeplerini sorarım
b) Herkes kendisine baksın
c) İnsan sevdiğini eleştirir

9- Muhatabınız sizi hiç hoşlanmadığınız kimselere gitmek üzere davet etti
a) Gitmek istemediğimi söylerim
b) Bir bahane uydururum
c) Hatır için giderim

10- Muhatabınız aniden rahatsızlandı ve sizin de o gün bir yere sözünüz var
a) Randevumu iptal ederim
b) Rahatsızlığın derecesini sorarım
c) Başka bir yakınımı oraya gönderirim

DEĞERLENDİRME

16 puan ve altı 17-23 puan 24 puan ve üstü
Sevdikleriniz çok şanslı. Sevginin kıymetini biliyor ve sevdiklerinizi kaybetmemek için çaba sarf ediyorsunuz.
Hep veren taraf olmaktan ziyade biraz da almayı bekleyin çünkü sadece sizin verdiğiniz ilişkiler sizi çok çabuk yıpratır ve sevginizin azalmasına neden olur.

Bırakın karşı tarafta sizin kadar çaba sarf etsin ve sevgiyi hak etsin.

İnsanlara güvenemiyorsunuz. Unutmayın ki sizde bir insansınız. Herkes hata yapabilir insanları hatalarıyla kabul etmeyi öğrenmeniz de fayda var. İnsanın insana her zaman ihtiyacı vardır. Zor günlerinizde bir dost bulmak istiyorsanız, insanların zor gününde yanlarında olmalısınız. Sizi sevenler siz ne yaparsanız yapın sevmeye devam ediyorlardır ama biraz fedakarlık yapmayı deneseniz sizde o sevgiyi paylaşmış olursunuz.

Kendinizi çok sevdiğiniz inkar edilemez. En barışık olduğunuz şey de aynalar. Sevmek, sevilmek çok muhteşem duygulardır.

İnsanın kalbine ferahlık ve huzur verir. Elbette bu herkesle sevgi paylaÅŸmanız anlamına gelmez. İnsanlarla bir ÅŸeyler paylaÅŸmak, karşılıklı fedakarlıkta bulunmak, her an onu yaÅŸamak, her an onunla olmak ve Varlığı sevmek Var edenden ötürü…

alıntı