2008
Bakıcı kadın sendromu
Çalışan anneleri bekleyen büyük tehlike:
Bakıcı kadın sendromu
Son yıllarda derinlemesine büyüyen pedagoji biliminde, ismine daha önce hiç rastlanmamış birtakım yeni tanımlamalarla karşılaşıyoruz.
Bunlardan biri de “ilgisiz çocuk sendromu”dur. Ülkemizde çocuk psikolojisi ile ilgilenen birtakım uzmanlar tarafından “bakıcı kadın sendromu” olarak da adlandırılan bu sendromu taşıyan çocukların bulguları “otistik çocuk”larda görülen davranış sapmaları ile hemen hemen aynı özellikler göstermektedir. Ancak tedavide izlenilen yöntemler birbirinden ayrıdır. İlgisiz çocuk sendromu, insan yaÅŸamında en hızlı geliÅŸimlerin yaÅŸandığı ilk dört yaÅŸ döneminde, çocuk ile sosyal çevre arasında sözel ve duygusal iletiÅŸimin saÄŸlıklı yürümemesi sonucunda oluÅŸan bir bozukluktur.
Özellikle çalışan annelerin, çocuk gelişimi konusunda yeterli donanımlara sahip olmayan bakıcı kadınlara emanet ettikleri çocuklarda sıklıkla görülen bu sendromu taşıyan çocuklar; hırçın, içe kapanık, konuşmayı çok sevmeyen, muhatabı ile göz teması kuramayan özellikleri ile dikkat çekerler. Ancak burada hemen belirtmekte fayda var ki, ilgisiz çocuk sendromu, sadece bakıcılara emanet edilen çocuklarda değil, annesi bizzat yanında olduğu halde çocukla yeterli duygusal ve sözel iletişim kurulamadığı zaman da görülmektedir. Böylesi bir sendroma yakalanan çocukların ortak özelliği aşırı derecede televizyon izleyicisi olmalarıdır. Yapılan araştırmalarda, bu tür çocukların gelişim sürecinin adım adım takip edilmediği, gelişimi destekleyici faaliyetlerin yapılmadığı, aksine çocuğun tıpkı bir zihin ölümüne terk edilmesi gibi gündelik yaşantıda oyalanması için televizyonla baş başa bırakıldığı görülmektedir.
Dil geliÅŸiminin taklit ile geliÅŸen bir beceri olduÄŸu ve ilk iki yaÅŸ içinde çocukların konuÅŸmaya baÅŸlayabilecek kabiliyetleri olduÄŸu dikkate alınırsa eÄŸer, bu dönemin televizyon karşısında geçirilmiÅŸ olması çocukta dil geliÅŸimi geriliÄŸi olarak ortaya çıkmaktadır. ÖrneÄŸin, sözel iletiÅŸim kurma becerisi elde edemeyen çocuk, muhatabı ile göz teması kurabilme yeteneÄŸinde de eksik kalmaktadır. Göz teması ise duygusal iletiÅŸimin en önemli unsurudur. Duygusal iletiÅŸimde de geliÅŸme saÄŸlayamayan çocuk genelde içe kapanmayı tercih etmekte, “asosyal” bir yaÅŸantıya yönelme eÄŸilimine girmektedir.
Ne yapılmalı?
ÇocuÄŸunuzun ilgisiz çocuk sendromu (bakıcı kadın sendromu) taşımasını istemiyorsanız, onunla bol bol konuÅŸun… Sıkıntıdan patlasanız da onu dinleyin… Duygusal ve sözel iletiÅŸim kurma becerilerinizi gözden geçirin ve geliÅŸtirin. ÇocuÄŸunuzun zihinsel geliÅŸim sürecini iyi takip edin, gerekirse bu konuda uzman desteÄŸi alın. EÄŸer anne ve baba olarak çalışıyorsanız ve çocuÄŸunuzu bir bakıcıya emanet edecekseniz, bakıcının çok becerikli olmasından daha çok, çocuk geliÅŸimi konusunda bilgi sahibi olmasına bakın. ÇocuÄŸunuzu özellikle ilk dört yaÅŸta televizyon, bilgisayar ve teknolojik oyun gereçleri ile tanıştırmayın. Her ne sebeple olursa olsun, çocuÄŸunuzun bu döneminde duygusal, psikolojik ve fiziksel ÅŸiddet ve ceza uygulamayın.
Adem Güneş / Uzman Pedagog





[
3 kez okundu













