Kuran Tv

FORUMDA SON KONULAR

Rahman ve Rahim olan Allah'in adiyla

Rahmanin has kullari o kimselerdir ki onlar yerde tevazu ile yürürler. Cahiller kendilerine laf atarsa 'Selametle!' derler.

[Furkan Suresi,63]

SON YAZILAR

Bir azm, eÄŸer iman dolu bir kalbe girerse,[1]

Bir azm, eÄŸer iman dolu bir kalbe girerse,

İnsan da, o imandaki son… YAZININ DEVAMI

Ekleyen : [Çiğdem'im]
Cevaplar : ilk siz olun
3 kez okundu

SON YAZILAR

Allah Derim[2]
Ekleyen : [Islamgülü]
Cevaplar : 2 tane
9 kez okundu

SON YAZILAR

Filistinli Çocuğun Vasiyeti[3]

Bu vasiyeti yazmak nerden aklıma geldi bilmiyorum. Muhammed Dürre’nin okul yolunda terör devleti… YAZININ DEVAMI

Ekleyen : [Islamgülü]
Cevaplar : 3 tane
14 kez okundu

SON YAZILAR

ÜLKEMİZİN İFTİHARLARI[4]

Türk doktor, Almanların keseceği bacağı kurtardı

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji… YAZININ DEVAMI

Ekleyen : [Tevafuk]
Cevaplar : 3 tane
14 kez okundu

SON YAZILAR

EVLİLİĞE NE KADAR HAZIRSINIZ SINAYIN[5]

Evlenecek gençlerin evlilik hayatlarında mutlu olmaları için şu noktalara dikkat etmeleri gerekir: YAZININ DEVAMI

Ekleyen : [Tevafuk]
Cevaplar : 4 tane
16 kez okundu

SON YAZILAR

Hangi hayatı örnek alıyoruz?[6]

Hangi hayatı örnek alıyoruz?
Hayatımıza şöyle bir bakınca şükür duygusu mu duyuyoruz, yoksa ÅŸekva… YAZININ DEVAMI

Ekleyen : [Çiğdem'im]
Cevaplar : ilk siz olun
2 kez okundu

SON YAZILAR

Hapşırma, kalp için faydalı[7]

Hapşırma, kalp için faydalı
Hapşırmanın üst ve alt solunum yollarının en önemli savunma mekanizmalarından… YAZININ DEVAMI

Ekleyen : [Çiğdem'im]
Cevaplar : ilk siz olun
3 kez okundu


‘Çocuklarımız’ konulu


Bakıcı kadın sendromu

Çalışan anneleri bekleyen büyük tehlike:

Bakıcı kadın sendromu

Son yıllarda derinlemesine büyüyen pedagoji biliminde, ismine daha önce hiç rastlanmamış birtakım yeni tanımlamalarla karşılaşıyoruz.

Bunlardan biri de “ilgisiz çocuk sendromu”dur. Ülkemizde çocuk psikolojisi ile ilgilenen birtakım uzmanlar tarafından “bakıcı kadın sendromu” olarak da adlandırılan bu sendromu taşıyan çocukların bulguları “otistik çocuk”larda görülen davranış sapmaları ile hemen hemen aynı özellikler göstermektedir. Ancak tedavide izlenilen yöntemler birbirinden ayrıdır. İlgisiz çocuk sendromu, insan yaÅŸamında en hızlı geliÅŸimlerin yaÅŸandığı ilk dört yaÅŸ döneminde, çocuk ile sosyal çevre arasında sözel ve duygusal iletiÅŸimin saÄŸlıklı yürümemesi sonucunda oluÅŸan bir bozukluktur.

Özellikle çalışan annelerin, çocuk gelişimi konusunda yeterli donanımlara sahip olmayan bakıcı kadınlara emanet ettikleri çocuklarda sıklıkla görülen bu sendromu taşıyan çocuklar; hırçın, içe kapanık, konuşmayı çok sevmeyen, muhatabı ile göz teması kuramayan özellikleri ile dikkat çekerler. Ancak burada hemen belirtmekte fayda var ki, ilgisiz çocuk sendromu, sadece bakıcılara emanet edilen çocuklarda değil, annesi bizzat yanında olduğu halde çocukla yeterli duygusal ve sözel iletişim kurulamadığı zaman da görülmektedir. Böylesi bir sendroma yakalanan çocukların ortak özelliği aşırı derecede televizyon izleyicisi olmalarıdır. Yapılan araştırmalarda, bu tür çocukların gelişim sürecinin adım adım takip edilmediği, gelişimi destekleyici faaliyetlerin yapılmadığı, aksine çocuğun tıpkı bir zihin ölümüne terk edilmesi gibi gündelik yaşantıda oyalanması için televizyonla baş başa bırakıldığı görülmektedir.

Dil geliÅŸiminin taklit ile geliÅŸen bir beceri olduÄŸu ve ilk iki yaÅŸ içinde çocukların konuÅŸmaya baÅŸlayabilecek kabiliyetleri olduÄŸu dikkate alınırsa eÄŸer, bu dönemin televizyon karşısında geçirilmiÅŸ olması çocukta dil geliÅŸimi geriliÄŸi olarak ortaya çıkmaktadır. ÖrneÄŸin, sözel iletiÅŸim kurma becerisi elde edemeyen çocuk, muhatabı ile göz teması kurabilme yeteneÄŸinde de eksik kalmaktadır. Göz teması ise duygusal iletiÅŸimin en önemli unsurudur. Duygusal iletiÅŸimde de geliÅŸme saÄŸlayamayan çocuk genelde içe kapanmayı tercih etmekte, “asosyal” bir yaÅŸantıya yönelme eÄŸilimine girmektedir.

Ne yapılmalı?

ÇocuÄŸunuzun ilgisiz çocuk sendromu (bakıcı kadın sendromu) taşımasını istemiyorsanız, onunla bol bol konuÅŸun… Sıkıntıdan patlasanız da onu dinleyin… Duygusal ve sözel iletiÅŸim kurma becerilerinizi gözden geçirin ve geliÅŸtirin. ÇocuÄŸunuzun zihinsel geliÅŸim sürecini iyi takip edin, gerekirse bu konuda uzman desteÄŸi alın. EÄŸer anne ve baba olarak çalışıyorsanız ve çocuÄŸunuzu bir bakıcıya emanet edecekseniz, bakıcının çok becerikli olmasından daha çok, çocuk geliÅŸimi konusunda bilgi sahibi olmasına bakın. ÇocuÄŸunuzu özellikle ilk dört yaÅŸta televizyon, bilgisayar ve teknolojik oyun gereçleri ile tanıştırmayın. Her ne sebeple olursa olsun, çocuÄŸunuzun bu döneminde duygusal, psikolojik ve fiziksel ÅŸiddet ve ceza uygulamayın.
Adem Güneş / Uzman Pedagog

12.17

2008

İnteraktif oyunlara dikkat!

İnteraktif oyunlara dikkat!

Aile ve Sosyal AraÅŸtırmalar Genel Müdürü Doç. Dr.AyÅŸen Gürcan, internette oynanan interaktif stratejik oyunların küçük yaÅŸtaki çocuklarda ÅŸiddet eÄŸilimlerini arttırabileceÄŸini belirterek, ”Bu oyunlar, çocukların iç dünyasında karmaÅŸa yaratıp, vicdan duygusunu köreltebilmektedir” dedi.

Gürcan yaptığı açıklamada, sanal ortamda oynanan dijital oyunların kullanımının, her geçen gün arttığını belirtti. Bu tür oyunlarda sunulan eğlence unsurlarının, televizyonun aksine, etkileşim ve iletişim boyutu taşıdığını vurgulayan Gürcan, bunun da aile içi ilişkileri derinden etkileyebileceğine dikkati çekti.
İnteraktif oyunların olumlu ve olumsuz yönleri konusunda farklı yaklaşımlar olduğunu anlatan Gürcan, bazı bilim adamlarının, bu oyunların, çocuğun gelişim aşamasında içgüdüsel başarma, ilerleme ve gelişme ihtiyacını giderdiğini, problem çözme ve çoklu görev yetisini kuvvetlendirdiğini düşündüğünü ifade etti.
Gürcan, dijital oyunların, işbirliğini destekleyen ortamlar sunduğunu, öğrencinin güdülenmişlik düzeyini arttırdığını, içeriğe ilgi duymasını ve öğrenebileceğine ilişkin özgüveni sağladığını ve öğrencide motivasyon yarattığını ortaya koyan araştırmalar olduğunu belirtti.
Bilgisayar oyunlarının kullanımına ilişkin yapılan araştırma ve uygulamaların, olumlu durumların yanı sıra bağımlılık ve buna bağlı psikolojik ve fizyolojik sorunları da gözler önüne serdiğini vurgulayan Gürcan, özellikle okul çağındaki gençlerin aşırı ve uygunsuz internet kullanımının psikolojik ve bedensel gelişimlerini olumsuz yönde etkilediğini kaydetti.
Gürcan, birden fazla kişiyle online olarak oynanabilen sanal evrende bir karakter oluşturup, çeşitli yetenekler ve güçlerle en üst seviyeye ulaşmanın hedeflendiği oyunlarda çocukların para kazanma ve sürekli başarı elde etme hırsına kapıldığına dikkati çekti.

Çocuklara 2 yaşından itibaren kitap okuyun

Çocuklara 2 yaşından itibaren kitap okuyun…

İki yaşından itibaren bebeklerde resimli kitaplara karşı ilgi oluştuğunu belirten uzmanlar, anne-babanın çocuğa kitap okumayı sevdirmesini ve birlikte kitap okumasını tavsiye ediyor.

Çocuk Gelişimi ve Eğitimcisi Neşe Doğançelik, bebeklerin kitapları oyuncak olarak kullandığını, 2 yaşından itibaren ise resimlerine dikkat ettiğini söyledi. 3- 4 yaşlarındaki çocukların kendilerine resimli öykü kitaplarının okunmasını istediğini vurgulayan Doğançelik, 5- 6 yaşlarından itibaren ise öğrenme isteğinin doğduğunu kaydetti. 

Çocuklara kitap okumaları için elveriÅŸli bir ortam oluÅŸturmak gerektiÄŸini dile getiren DoÄŸançelik, anne-baba ile birlikte okumanın da çocuÄŸu okumaya özendireceÄŸini ifade etti. Öykü ve resimler hakkında konuÅŸmanın çocuÄŸun okumaktan aldığı zevke ve kavrayış gücüne pek çok katkıda bulunacağını aktaran DoÄŸançelik, şöyle konuÅŸtu: “ÇocuÄŸunuz sorular sorar veya bildiÄŸi sözcükleri göstererek ya da resimlerden söz ederek okumanızı bölerse, bu onun ilgi duyduÄŸuna ve o konuda fazla ÅŸey öğrenmek istediÄŸine iÅŸaret eder.’ Neden böyle olduÄŸunu ben de merak ediyorum’ ‘Acaba ne olacak?’ gibi sözlerle kitaptan söz etmesine yardımcı olabilirsiniz. Bu açıdan bakıldığında, 3 -4 yaÅŸlarındaki çocuk için kitap, yetiÅŸkinle arasında kurulan bir sohbet aracıdır. Çocuklar, birlikte okuduÄŸunuz kitaplarla çoÄŸunlukla kendi deneyimlerini anımsayacaklardır. Bir öykü, pek çok baÅŸka deneyimi ya da anıyı çaÄŸrıştırabilir.Kitaplar hakkında konuÅŸmak, çocukların okudukları öykülerle bütünleÅŸmelerini ve kendilerini gerçek birer okur gibi hissetmelerini en etkili yollarından biridir. Bu yolla bir yandan çocuÄŸun kelime daÄŸarcığı zenginleÅŸirken, bir yandan da ona, bazı zihinsel kavramları anlama fırsatı verilmiÅŸ olur.”

Çocukların çok iyi bildikleri kitapları yeniden okumak suretiyle güven kazandığını vurgulayan DoÄŸançelik, şöyle devam etti: “Yeniden okuma, kitapların ve öykülerin nasıl iÅŸlediÄŸini görmelerine yardımcı olur. Çok sevdikleri kitapları yeniden okumayı sürdürmeniz oldukça önemlidir. Okumayı öğrenmeye ve sayfa üzerindeki sözcükler hakkında giderek daha fazla ÅŸey öğrenmeye baÅŸladıklarında, aÅŸina oldukları bir kitaba iliÅŸkin bilgiler onlara yardımcı olacaktır. Onları, bildikleri kitaplarda yer alan sözcüklere ve harflere daha dikkatli bakmaya özendirebilirsiniz.”

Okula baÅŸlayan çocukların daha önce okuduÄŸu kitabı yeniden gördüğünde okuma isteÄŸinin canlanacağını hatırlatan DoÄŸançelik, okumada ilerlemenin her zaman bir sonraki kitaba geçme olarak düşünülemeyeceÄŸini belirtti. Çok deneyimli çocukların bile bir kitabı yeniden okumaktan zevk alabileceÄŸine dikkat çeken DoÄŸançelik, “Küçük yaÅŸtaki çocuklar, bir kitabı birkaç kez dinleyerek bir öyküyü kendi sözcükleri ile anlatabilecek duruma gelebilirler. Zaman zaman kitabın dilini kullanarak öyküyü canlandırmaktan da zevk alabilirler. Tüm bunlar, onların dil ve sosyal geliÅŸiminin, hayal gücünün ve empati oluÅŸumunun geliÅŸmesine ve desteklenmesine neden olur.” diye konuÅŸtu.

11.18

2008

Çocuklarınızı TV karşısında yemeye alıştırmayın

Çocuklarınızı TV karşısında yemeye alıştırmayın.

TV izleyen çocuklar, ekrandan beklediği tepkiyi alamadığı için sağlıklı gelişemiyor.

Uzmanlar, özellikle 0- 3 yaş arası bebeklerin çıkardığı seslere karşılık anne-babadan veya çevresindekilerden tepki beklediğini hatırlatarak, TV izleyen bebeklerin ekrandan beklediği tepki alamayacağı için beyinlerinin sağlıklı gelişmeyeceğine dikkat çekiyor. Çocukların TV karşısında yemek yemeye alıştırılmaması gerektiğine de değinen uzmanlar, bunun çocukların gelişimi yanında aile içi iletişimi olumsuz etkileyeceğini ifade ediyor.

Özel Bahar Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları uzmanı Doç. Dr. Mustafa Kösecik, çocuk ve ebeveynlerin evde TV ile yaşamayı ve bilinçli zaman geçirmeyi öğrenmesi gerektiğini söyledi. Kösecik, 0- 3 yaş arası dönemde bebeğin; çevreden gelen sesleri işitmesi, eşyalara dokunması, tanıma ve keşfetmeye yönelik objeleri ağzına sokması, oyuncakları hareket ettirmesi, kişileri taklit etmesi, göz kontağı kurması, hareket eden objeleri takip etmesi, cee-e oyununu oynaması beynin gelişmesine katkıda bulunduğunu söyledi.

Doç. Dr. Kösecik şöyle devam etti: “Yani bebeÄŸe ne kadar çeÅŸitli uyarıcı saÄŸlanırsa beynin çeÅŸitli bölümlerinin birbiriyle baÄŸlantılar kurması o kadar artar. Bebek, çıkardığı seslere, yaptığı hareketlere anne veya babadan veya çevresindeki kiÅŸilerden tepki bekler. Bu bakımdan 0 -3 yaÅŸ arası çocuklara TV izletmek daha sakıncalıdır. Çünkü bebeklerle konuÅŸulmadığında, onların yaptıkları ve söylediklerine tepki verilmediÄŸinde, dokunmalarına ve oyun oynamalarına fırsat verilmediÄŸinde beyni gerektiÄŸi gibi saÄŸlıklı geliÅŸmeyebilir. TV tek yönlü bir iletiÅŸim aracı olduÄŸundan TV ile karşılıklı bir iliÅŸki söz konusu deÄŸildir. Bebekler üç boyutlu objelerle ilgilenirler. Oysa ki TV’deki görüntüler 2 boyutludur yani bebekler için yeterince anlamlı deÄŸildir. BebeÄŸin ebeveynlerini taklit ettiÄŸini, bu nedenle bebeÄŸin aile bireyleriyle aynı sofrada bulunması gerektiÄŸini unutmamamız lazım. Televizyon karşında beslenme bebekleri sofradan uzaklaÅŸtırır. Bebekler asla televizyon karşısında, sofranın dışında beslenmemelidir. Bu bebekleri sofradan uzaklaÅŸtırır. Televizyon karşısında beslenmeye alışan çocuÄŸu bir yaşından sonra sofraya oturtmak isteseniz bile oturmaz.”


11.15

2008

Ana-Baba-Çocuklara Peygamberimizi Tanıtan Site

SonPeygamber.info Konferansından görüntü Kuran , konuşmalar ve konser

http://www.sonpeygamber.info/tr/images/rsgallery/swf/player.swf?flv=etkinlik1.flv

kitaplar, yazılar, oyunlar ve dahası için çocuklar haydi tıklayın

http://cocuk.sonpeygamber.info

anneler babalar haydi tıklayın

http://www.sonpeygamber.info/tr/